5 Haziran 2012 Salı

Keman


“Minaanım siz söyleyin ona bu saçla okula gidemeyeceğini lütfen, beni dinlemiyor, sizi belki dinler!”
“Bence uzun saç çok yakışıyor Keman’a”
“?!?!”
İşin en bayıldığım kısımlarından birisi de kendisini yüzde yüz haklı bulan, ukala ve her .okun en doğrusunu, iyisini bildiğine dair en ufak kuşkusu olmayan böyle tipleri .öt etmektir !
Bu sözleri aklı başında bir psikoloğa yakıştıramayanlar için blogdan ufak ufak uzamaları için son anons! “Blogger’ınız aklını ve başını farklı heybelere koyarak az önce perondan ayrılmıştır!”
Bana ne okul yönetiminin erkek öğrencilerde uzun saça izin vermemesinden? Ben bir kere uzun saçı severim, yasakçı okul yönetimlerinden illet olurum ve uzun veya kısa saçlı, hatta saçsız da, pekala eğitim alınabileceğine inanırım.
Üstelik de hafif dalgalı, kulaklarının arkasından ahenkle dökülen gür saçları Keman’ahakkaten yakışıyor. Üstelik öyle aklınıza Behzat Ç’deki “Akbaba” falan gelmesin, daha çok İlhan Mansız modeli diyebiliriz…
Lafa bak, ben diyecekmişim de kesecekmiş saçını!
Demem efendim, neden diyeyim…
Sık gelir başıma; “Minaanım lütfen ona bu yaşta bu kırmızı ojelerin sürülmeyeceğini söyler misiniz?” “Lütfen ona dövme yaptırmanın ne kadar zararlı olduğunu anlatır mısınız?” “Minaanım hiç bu siyah, satanist gibi tişörtler giyilir mi, Allah aşkına siz söyleyin!” “Erkek arkadaş edinmenin de bir yaşı var, bunu ona anlatır mısınız?”
Ve buna benzer bir sürü doğru kabul edilip, hiç sorgulama zahmetine girilmeyen kalıp yargılar.
İnsanların kendi ergenlik dönemlerinde her türlü gerizekalı davranışlar sergileyip de, büyüyüp ebeveyn olduklarında bunları hatırlamaktan utanç duymaları ve çocuklarını birer “mükemmel” olarak yetiştirebileceklerine inanmalarını dünya üzerindeki nadir şaşırtıcı hadiselerden bulurum. Hatta bunu hiç aklım almaz. Ulan senin kazağını kot pantolonuna sokup ayağında yeşil konverslerle hiç mi gezmişliğin yok? Kalkmış bana saçı uzundu kısaydı, santim muhasebesi yapıyor.
Şoku atlattıktan sonra devam ediyor, aklınca beni ikna edecek; “Tabi ki ona bu saçlar yakışıyor, zaten benim oğluma her şey yakışır ama bunun zamanı şimdi mi? Yaz tatilinde ne isterse yapsın Minaanımcım…”
Yemezler.
Oğlan da yemiyor zaten; “Anne yaa sen yazın da laf edip durdun, sıcakta terletiyor, erkek adamda uzun saç neymiş dedin bana hep!”
“Dedim ama dinledin sanki sen de beni, ay ilahi Keman, bu saçlar nasıl uzadı ben o kadar laf ettiysem?”
Konu ne biliyor musunuz? Konu saçtı, sakaldı, küpeydi, ottu bottu değil. Konu “ego”.
Kendi ergenlik döneminde birtakım isyan ve itaatsizlik kabilinden bazı davranışları olduysa bile, bu anne zamanla büyümüş ve başkalarının ona dikte ettiği doğruları benimseyerek, kendine ait olduğunu zannettiği bir değerler sistemine sarılmış sıkı sıkıya. Oysa ileri sürdüklerinin hiçbiri onun değil. Özgürlüğünü, o çocukluk ve ergenlik döneminin canlı, yaratıcı, meraklı ve irdeleyen doğasını unutalı öyle uzun zaman olmuş ve bunu hatırlayacak olsa bu farkındalık o kadar acı verecek ki, silmiş tamamen sanki hafızasından. Koruduğu oğlu değil, egosu. Bütün olarak kalabilmekten başka bir derdi yok esasında.
Kaybettiklerinin yasını bile tutamamış, yazık…
Böyle bakıyorum konuya. Ama felsefe yapıp kafa ütüleyecek halim yok.
Teknik uyguladım.
Annenin üzerine o kadar çok gittim ve Keman’ın davranışlarını o kadar onayladım ki, Keman kendisi saf değiştirdi. Kendiliğinden. Tipik ergen davranışı.
Müthişler gerçekten… Hiç yanıltmıyorlar insanı.
Annesi neşeyle telefon etti az önce; “Minaanımcım Keman saçlarını kestirdi, şimdi onu ödül olarak konsere götürüyorum, teşekkür ederiz.”
Bu kadar J

10 yorum:

Zaman! Eriyor... dedi ki...

Aynı çatışmalar ablam ve 17 yaşındaki oğlu arasında da oluyor.Ama hanımefendi kendi gençliğini komple unutmuş durumda...

Uyuşuk Hayalperest dedi ki...

Yapma dediğinde birşey sanılıyor. Küçükler bile öyle.

Heidi dedi ki...

ne kadar harika bir blog bulduğumu düşünerek gülümsüyorum şuan!
çok orjinal çok değişik bir blog :) bir kere bir psikoloğun ağzından olaylara bakış açısını alabilmek! işte tam okunası yazılar :) ^^

yazıya gelince,
tüm bu aşırı karşı çıkmaların ve baskı uygulamanın kendi egoları için olduğu görüşüne katılıyorum fakat aynı zamanla değişen çocukluk tanımı da onları korkutuyor olsa gerek. sevgili yaşı onlarda gerçekten 14 ünde başlamıyordu mesela yada uzun saç eskiden gerçekten de onların zamanında yapılamayan bir şeydi, okul çok çok ama çok disiplinli bir yerdi. yadırgamaları normal bence, esnek olamadıklarından değişimi kabullenemeyişlerinden olsa gerek.

oytunla hayat dedi ki...

yazılarının müptelası oldum desem minaanım :) En çokda bu minaanım kısmını seviyorum..
Oğlum ergen olduğunda aynı metodu uygulamak için kafamın kenarına not ettim :)

delimine dedi ki...

teşekkür ederim güzel sözleriniz için ....

delimine dedi ki...

saçını uzatmak isterse uzatsın bence :))

delimine dedi ki...

hepimiz biraz birbirimize benziyoruz galiba...

delimine dedi ki...

"yapma" dediğiniz her ne ise, kıymetli olur. kuraldır bu...

oytunla hayat dedi ki...

:))) saçı uzun aklı kısa olmasın sakın o zaman hahaaa :))

Levent dedi ki...

ömrümün 4/3'ü uzun saçlı geçtiği için ilgiyle okudum.Yahu asıl merak ettiğim oğluna keman adı vermek nasıl bir ruh halidir?