28 Mayıs 2012 Pazartesi

Menekşe


“Yalnız ben bakireyim o yüzden sorunuzun cevabı belli aslında.”
!!!!!!!!!!!!
Bu cevapla ilgili kısa bir hayal kurma molasına davet ediyorum sizi. Mesela kaç yaşlarında ve hangi sebeple bir psikoloğun çok kıymetli uzman görüşüne (!) başvurmak istemiş olabilir bu kişi?
Bakın ben meslek hayatımda çok çeşitli insanlarla karşılaştım. Bulunduğu ildeki en çok parayı kazanan bir psikiyatristin meslektaşı bir hanım için “aa nasıl olur evlilik dışı bir ilişkisi mi varmış?” sorusunu büyük bir şaşkınlık ve mahalle bakkalında sakız patlatır gibi sorduğuna da şahidim, işin  .okunu çıkarıp gittiği her ulusal kongrede “bir adam düşürüp” çetele tutana da…
Hastalar için de benzer durum geçerli. Kimi çok utangaçtır kimi muhafazakardır kimi özgür fikirlidir falan filan… Hiçbir hastamı yaptığı ya da söylediği bir şeyden dolayı tenkit ettiğim olmamıştır. Çok çok şaşırmışımdır ve bunu da onlarla paylaşmışımdır. Bu aslında bir terapist için kurulması son derece gereksiz bir cümle… Kurduk artık bir kere, neyse…
Gelelim yukarıdaki cümleye.
Oldukça güzel ve bir o kadar da bakımlı, 38 yaşında, üniversite mezunu, önemli bir kurumda iyi bir mevkide çalışa bir kadın Menekşe. O konuşurken gözümde canlanan bir görüntüyü tarif edeyim size; boşlukta havada duran, dinozor yumurtasına benzeyen ve her kelimesinde çatır çatır çatlayan bir sabır taşı…
“Kaç yıldır birliktesin bu adamla?” diye sordum.
11”, dedi.
(Çatır çatır çatır….)
“Ve adam evli?”
“Evet.”
(Çatır çatır çatır…)
“Çocukları var?”
“Evet.”
“Eşinden boşanmayı kesinlikle düşünmediğini ama senden de ayrılmayacağını söyledi?”
“Aynen öyle dedi.”
(Çatır çatır çatır…)
“Bunu ilk defa da söylemedi üstelik?”
“Yoo, hep söylüyor bunu bana, en başından beri.”
(Çatır çatır çatır çat…)
“Az önce cinsel yaşamınızı sordum ve bana bakire olduğunu söyledin, doğru anladıysam eğer?”
“Evet.”
(Çatır çatır çatır çatır…)
“Peki ne yapıyorsunuz bir araya geldiğinizde?”
“Sevişiyoruz.”
“Sevişiyorsunuz?”
“Şey, evet… yani… bilirsiniz, şey olmadan… ben bu konuda prensip sahibiyim ve o da bana çok saygı duyar. Bir gün bir başkasıyla evlenebileceğimin farkında.”
(Çatır çatır çatır çatır çatır….)
“Annemle babam aramızda bir ilişki olduğundan artık şüphelenmeye başladılar, arkadaşlarım sürekli sorup duruyor, artık ne yapacağımı bilemez hale geldim.”
“Senin için ne yapabilirim Menekşe?”
“Çok mutsuzum Minaanım, kendimi çok kötü hissediyorum.”
“Ve?”
“Ve n’olursunuz bana bir yol gösterin ne yapacağım ben bu adamla?”
Kaç dakika durup öylece suratına baktım bilmiyorum.

Bakın burada “gerçek” bir sorun var. Sorun ne Menekşenin halen beyaz gelinlik ve gerdek geceli hayaller kuruyor olması ne sevgilisi olacak adamın kadının “bekaret” sorumluluğunu almayıp 11 yıldır hiçbir şekilde gerçek bir cinsel ilişki içermeyen bir birlikteliği sürdürmekte ısrar etmesi ne her ikisinin de bu ilişkiyi sosyal çevrelerinden 11 yıldır saklamayı başarabilmiş olmaları ne yetişkin olmayı beceremeyen kazık kadar insanların kendi hayatları hakkında karar alma yetilerinden yoksun oluşları ne ülkemizdeki bağımlı bireyler yetiştiren ebeveynlik tarzları ne cinsel özgüven sorunu ne aşk ne meşk ne o ne bu…
Sorun bence bu zihinsel kapasitede bir kadının kimya mühendisliği fakültesinden mezun olabilmesi ve üzerine yüksek lisans yapması. İnsanın bunları gördükçe Allah’a ve nelere kadir olabileceğine duyduğu inanç pekişiyor. Al işte! Yumurtaya can vermiş; karşımda oturuyor.

12 yorum:

KavrukSusam dedi ki...

Merhaba Mine hanım,
İnsanların kolay yada zor,basit yada karmasık problemlerine deva olmaya calısan bir doktorun,iç dünyasında nasıl düşündüğü nasıl öylesine profesyonel davranabildiğini 5 yasındaki bir kız cocugu gibi gözlerimi buyuterek '' yaaa gercekten öyle miiii '' tarzında şirin bir saflıkla merak eder dururdum.Merakımı sizinle yenecegim sanırım.

Anlattıgınız hastanız için ise çok üzüldüm.
İnsallah gerçekten ona care olabilirsiniz.

Benim dünyama hosgeldiniz.
Bana da beklerim ^^

Uyuşuk Hayalperest dedi ki...

Şaşırdım.. Yani olayın esasına değil, o 11 seneye şaşırdım.

delimine dedi ki...

dile kolay 11 sene...

delimine dedi ki...

hoş geldiniz o zaman :))

white rabbit in the forest dedi ki...

Memleket böylesi garip öykülerle doludur eminim..nasıl bir ahlak anlayışıysa artık, ne yaparsa yapsın önemli değil, bakire kaldığı sürece. Eğitim falan da bir şey değiştirmiyor..

delimine dedi ki...

gelenekle modern arasındaki tuhaf sıkışmışlık.

selin eski dedi ki...

derin bir uyku/uyuşukluk hali gibi ilişkiler,

[diploma(lar)bana şaşırtıcı gelmiyor artık, eğitim(!) fakültesinde gördüklerimden sonra...]

uyanırken kapınızı çalıyorlar herhal Minaanım...

Levent dedi ki...

Şimdiye nasıl fark etmemişim acaba.Güzel bir blog,hastalarımdan öğrendiklerim adında benzer bir blogu zaten takip etmekteydim.Dahiliye uzmanı sanırım.Sizin ki ne kadar etik bilmiyorum ve etik nedir aslında..neyse çok şey öğreneceğim burada sanırım.İyi günler...

delimine dedi ki...

öyle oluyor zahir :)

delimine dedi ki...

Görünen haliyle akla bir etik sorununun gelmesi çok doğal ve olması gereken; ancak bu konuda hassasiyeti olan bir kimse olarak içinizi ferah tutun derim.zaten olan ve bilinen dışında değil yazdıklarım...

bir kase lezzet dedi ki...

tanıştığıma memnun oldum.
çok hoş sohbet
bana da beklrim.

PINKY FASHION dedi ki...

Ben hayatımda bu kadar enteresan bir hikaye duymadım!!

http://pinkyfashionbeauty.blogspot.com/