17 Haziran 2012 Pazar

Anca yiyip içmeyi bilenlerdeniz evelallah

eskiden "yediğin içtiğin senin olsun gördüklerini anlat" diye hoş bir lakırdı vardı. dün düşündüm de artık gezip gördüklerimize dahil yediğimiz içtiğimiz. twitter'da facebook'ta, instagram'da bloglarımızda ve aklınıza gelen diğer sosyal medya ortamlarında sürekli yiyip içtiklerimizin resmini paylaşan bir kitle olduk biz Ya Rabbi!
bu iyi bir gidişat gibi gelmiyor bana deruni düşününce. neden mi? mesela bizim psikolojide pek çoğunuzun da bildiği ya da adını duyduğu Maslow diye bi rahmetli amca var. ihtiyaç piramidi oluşturup insan gereksinimlerini hiyerarşik olarak sıralamış. işte o piramdin en alt yani birinci düzeyde, hatta ilkel de diyebileceğimiz basamağında "yemek içmek", en üst katmanında ise sanat, kültürel faaliyet ve gezmeyi de içeren "kendini gerçekleştirme" var. şimdi konuya bu açıdan bakınca anlaşılan o ki karın doyurmanın ötesinde bir yeme içme motivasyonuna sahibiz pek çoğumuz. eğer ki art niyetli olsam yiyip içip bunları fotoğraflayarak kendimizi gerçekleştiriyoruz bile diyebilirdim, neyse ki son derece nezih bir yapıdayım... ya kendimizi nasıl gerçekleştireceğimizi bilmiyoruz ya da fena halde tüketim çarklarının dişlilerine nikahımızı kıymışız. ya da ne bileyim ben işte bi terslik var bunda... siz ne dersiniz?

2 yorum:

ilgiyeihtiyacımvarlan dedi ki...

şu anda bu toplumda yaşıyor ve toplumu yanlış buluyorsan, birşeyleri doğru yapan birisisindir.

Yokhiçolmadı dedi ki...

Facebookta önlerine gelen yemeği yemeden önce fotoğrafını çekip paylaşan bir sürü kişi gördüm ben de evet, önce şok olmuştum, ne kadar ayıp demiştim, eskiden ayıp olurdu yemeden içmeden falan bahsetmek. Hala şaşırdığım ve beni ürküten birşey daha var; ölen akrabalarının yıl dönümlerinde insanların facebook üzerinden sayfalarından onlara mektuplar yazmaları! Sen şöyle iyi bir anneydin, sen bana böyle böyle demiş bir babaydın falan diye. Bu çok ürkünç değil mi ya? Bunları bizim okumamız için yazmaları..